Komşum Cemal amca itaatkar hizmetlim olduKomşum Cemal amca itaatkar hizmetlim oldu

Komşum Cemal amca itaatkar hizmetlim oldu

Merhaba, ben Hakan 27 yaşımdayım 185 boyunda 82 kilo iri sayılabilecek ama fit görünüşlü beyaz tenli ve hafif kıllı bir erkeğim. bu hikayede bana eşlik eden kişi ise Cemal amca kendisi 53 yaşında 175 civarı tahminen 70 kilo falan yani bi erkeğe göre minyon sayılabilir ve dolgun biri kendisi apartmanımda tek başına yaşayan karşı komşum. ve bu hikaye biraz uzun olacak.

Apartmanımda komşuluk ilişkileri pek olmasada onunla yakınızdır hal hatır sorar arasıra sohbet eder bazen ufak organizasyonlar yapıp beraber yemek yer bir şeyler içeriz. olayların başlangıcı Cemal amcanın evindeki banyo tesisatının arızalanması ile başladı evinde banyo yapamaz hatta tuvalete dahi giremez hale geldi ve tesisatcının banyo zeminini kırıp tesisatı değiştirmesi gerekiyordu bu işlem bi hafta sürecekti Cemal amca bunları bana anlatırken sesi ağlamaklı geliyordu çok naif ve duygusal bi adamdır kendisi. onu rahatlatmak için kendisini üzmemesini halledebileceğimiz bi sorun olduğunu bi kaç gün bu işleri halledene kadar benim banyomu ve tuvaletimi kullanabileceğini söyledim. yine ağlamaklı sesiyle sağol Hakancım sen olmasan ne yaparım bilmiyorum dedi. akşam görüşürüz deyip telefonu kapattım.

Akşam döndüğümde evime girmeden önce Cemal amcanın kapısını çaldım ve hadi gel bolca pizza aldım bana fazla beraber yeriz deyip davet ettim. Onu unutmadığımı görünce gözleri parladı titreyen ses tonuyla gülümseyerek tamam dedi, evime geçtim pizzaları masaya bıraktım üzerimi değiştirmek için odama geçtim tüm gün üstümde olan giysilerimi tek tek çıkardım hava sıcaktı ve gün içinde defalarca terleyip tekrar kurumuştum ama özellikle kasık bölgem ve taşaklarım hala terliydi sadece boxerla kaldım kumaşın üzerinden taşaklarımı alttan avuçlayıp üzerindeki teri ve ıslaklığı boxer ile sildim ve ıslak boxerı çıkarıp yuvarlayıp banyo kirli sepetine bıraktım evde genelde bol boxer ve penye bol şortlar tercih ederim üzerime temizlerden bir şeyler geçirip çalan zil sebebiyle kapıya yöneldim Cemal amca gelmişti ses olsun diye tv açtım masaya geçtim mahcubiyetle yemekten önce tuvaleti kullanıp kullanamayacağını sordu bende lafı mı olur Cemal amcacım deyip buyur ettim. biraz uzunca kaldı içeride dışarıdan seslendim
-Cemal amca bi ihtiyacın var mı, bi eksik varsa söylemen yeter çekinme.
-Yok Hakancım teşekkür ederim.
-Tamam havluyu yeni değiştirdim, rahatlıkla kullanabilirsin. pizzanı soğutma bekliyorum ben.
(aceleci ve biraz panik halinde geliyordu sesi)
-tamam hemen çıkıyorum işimi bitirdim.
İçeriye geri dönüp masaya geçtim tekrar. Birkaç dakika içinde çıktı geldi üzerine giydiği açık gri desensiz ona biraz dar gelen bi tisort vardı memelerinin altındaki kısmı hafif terlemiş ve nemden kaynaklı koyu griye dönmüştü (memeleri vucudunun dolgunluğu sebebiyle şişkin ve etli dururmve altları terler) ve önündede hafif bi kabarıklık vardı. Terlemesini normalleştirmek için havalar iyice ısındı deyip oturdu karşıma yemeğimizi yedik biraz sohbet ettik. Yemekten sonra bi hayli ısrarcı olarak ufak sofrayı kendisi kaldırdı ufak tefek bulaşıkları yıkadı bana çay yada kahve istermiyim diye sordu bende teşekkür edip geri çevirdim Cemal amca bir işin ucundan tutmayı ve yararlı olmayı seviyordu (yani aslında neticede hizmet etmeyi seviyordu) sonra tv karşısında oturduk çay kahve yerine bira tercih ettim ve dolaptaki biralardan birer adet açtık. sohbet arasında ne zaman kafamı ona doğru çevirip baksam oda bana bakıyor oluyordu tv izlerken dahi bana baktığını ve izlendiğimi hissediyordum. İkinci birayı içtikten sonra sonra işeme ihtiyacı hissettim ve tuvalete gittim çişimi yaptıktan sonra gözüm çamaşır makinasının üzerindeki boxerıma takıldı kirli sepetine bıraktığıma emin gibiydim ve koyarken yuvarlayıp top etmiştim ama şuan açık vaziyette duruyordu pek önemsemedim yapmayı düşünüp yapamadan kapıyı açmaya gittim herhalde dedim kendi kendime. içeri geçtim biraz daha oturduktan sonra biranın ve günün yorgunluğunun etkisiyle hafif uyukluyordum gözümün açıldığı bi ara ben kalkayım artık Hakancım hem sende yorgunsun sana yük oluyorum dedi. Bende Cemal amca saçmalama ya ne yükü ben buraya taşınırken ve ilk taşındığımda sen bana ne çok yardımcı oldun hatırlamıyormusun dedim ayrıca sen gece falan tuvalete kalkmıyor musun veya sabah erken saatte nasıl çözeceksin o işi, bak şöyle yapalım dedim benim ayakkabılıkta bi yedek anahtar takımı var onları al istediğin zaman gel hem banyoyuda kullanabilirsin yoksa bi hafta nasıl idare ediceksin evinde banyoyu kullanamadan zaten dolapta havlular falan var çekinme yani kaç zamandır birbirimize destek oluyoruz biz komşudan daha yakınız dedim gözleri hemen sulanıverdi acıdım biraz o hallerine, dizindeki elinin üzerine elimi koyup sıktım gözleri açıldı heyecanlandı sanki o an bana garip gelmemişti hadi sen sıkma canını dedim elimi çektim. Tamam Hakancım tekrar çok teşekkür ederim sana dedi ve kalktı evine gitti.

Gece geç saatte yatağımda uyuyorken bi serinlik geldi üzerim açılmıştı, irkilip uyandım. etrafıma bakındım uyku sersemi odamın karşısındaki banyodan ufak tıkırtılar geliyordu kısa bir an panikledim sonra bir anda aklıma geldi Cemal amcadan başkası olamazdı. bi tuhaf hissettim, dediğim gibi üzerim açılmıştı, odamın kapısı açıktı, (uyurken her zaman kapatırım) aletim şortu zorluyordu kalkmıştı gece tuvalete kalkmazdım aletim ise sabaha karşı iyice sıkışınca kalkardı. yatakta doğruldum ve kalktım uyku haliyle önemsemedim. tuvaletten mırıltılar geliyordu ne konuşuyor bu adam kendi kendine deyip geçip gittim. Bir bardak su aldım odama dönüyordum ki bi an ismim kulağıma çalındı mırıltıları tam algılamasamda insan kendi adını duyunca kolay algılıyor ardından kulak kesildim dinlemeye başladım. hırıltılar geliyordu ve kapıya yaklaşınca net duymaya başladığım mırıldanmalar.
Ohhh…
Hakan sen ne güzel delikanlısın…
Cemal amcanı yalnız bırakmıyorsun sahipleniyorsun… Ohhh…
Geniş omuzların…
Güzel kıllı iri vucudun…
Ohhh…
Hakan o bol şortundan nasılda belli oluyor kaba yarrağın…
Ne harika kokuyorsun ıslak donundaki koku taşaklarının kokusumu Hakanımm…

Evet o an her şey kafamda tek tek yerine oturdu. Evet boxerımı kirli sepetine atmıştım, evet tüm akşam boyunca ve hatta belk**e aylardır izleniyordum, evet kapımı açık unutmadım üzerimi kendim açmadım ve yarrağım kendi kendine kalkmadı. Cemal amca benim banyomda boxerımı koklayıp kendi kendine fantaziler kuruyordu. Şok oldum donup kaldım. Bir süre geçti ve tekrar duyduğum o ses Hakannn ve zonklayıp yay gibi zıplayan aletim ile irkilip kendime geldim. Ne oluyordu, ne hissediyordum, aylardır beraber vakit geçirdiğim bi adam beni düşlüyordu. garip bi şekilde benim vucudumnyada en azından aletimde bu duyduklarıma ve içinde olduğum duruma tepki veriyordu kasılıp şahlanarak. Ne yapmalıydım işin içinden çıkamadım sonunda anlık olarak doğru yada yanlış umrumda olmadığını düşünüp kapıyı açıverdim. Gördüğüm manzara Cemal amca giysileri üzerinde boxerımı burnuna dayamıştı ciğerlerini taşaklarımın kokusuyla dolduruyordu yoğun birvşekilde terlemişti memelerinin altı iyice ıslanmıştı ve koyu gri iz göbeğine doğru iniyordu, önü hafif kabarıktı, kalçalarını dikdörtgen lavobomun oval köşelerinden birine dayamış sürtünüyordu. şaşkın gözleriyle panik halinde bana dönüp sadece mahçup dudaklarından adım döküldü Hakan…

Birkaç saniye dona kaldı sonrasında boxerım elinden yere düştü gözleri sulandı özür dilerim deyip ağlamaklı oldu yanımdan geçip evine gitmeye kalktı kolundan yakaladım nereye gidiyorsun dedim e..eve dedi. adamın sapık gibi davranışlarına ramen ona kızamıyordum. Bırak Hakan gideyim dedi rezil hissediyordu kendini belliydi. Vucudu panikten titriyordu başına bi iş gelir diye öylece evine yollamak istemedim. ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemiyordum sadece tamam sakin ol dedim omuzunu sıktım. Diyecek bi şey bulamayıp kahve teklifin hala geçerliyse yapda oturup bi kahve içip konuşalım dedim. sadece başını salladı yukarı aşağı. Mutfağım salonun köşesinde, oraya geçti titrek vucuduyla ağlayıp burnunu çekerek kahveleri yaptı ona acıyor ve sempati duyuyordum nedense, kabahat işlemiş genç kız gibiydi o halleri. kavyeyi pişirdi tepside getiriyordu, kendine yapmamıştı titreyen kollarından ötürü dökmemek için çaba sarfederek getirdi tekrar sakin olmasını söyleyip rahatlatmaya çalıştım dizlerini kırıp oturdu yanıma, binbir özür diliyordu yalvarıp yakarıyordu.
Lütfen kızma bana…
Çok özür dilerim…
Tekrar olmayacak…
Selam bile vermem istersen bidaha sana…
Lütfen kızma özür dilerim…
Böyle yalvardıkça af diledikçe farklı bir hissiyat oluşuyordu üzerimde hafif inmeye yüz tutmuş yarrağım tekrar kabarıyordu aklımdan banyoda söyledikleri geçiyordu erkekliğim okşanıyordu dizkapaklarının üzerindeki eline attım elimi, üzerini avcumun içine aldım sıkarak, tamam üzülme dedim. Özürlerine devam ediyordu benimde aletim aynı anda şahlanmaya devam ediyordu, neden beni bu kadar etkiliyordu hala bilmiyorum. konuşmamız devam ettikçe iyice azmıştım aletim farkedilmeyecek gibi değildi, bol boxer ve şort olunca kolayca dikeldi ve önümde iyice belirginleşti. Tamam kızmadım sana.. dedim. (Cemal amca aletimi farketti) H..Hakan şeyin kalktı.. dedi Evet.. dedim çekingen bi şekilde.
Ş..Şe..Şeyy Hakan rahatlamak istersen yardım edebilirim.
Ne demek istiyorsun.
Baya işte ne gerekiyorsa, özür mahiyetinde. (yanakları kıpkırmızı olmuştu)
Mahcup halleri kibarlığı erkekliğe duyduğu saygı beni azdırdı yarağımın isteklerine karşı gelemiyordum ve o an düşünmeyi bıraktım sadece Tamam.. dedim. gözleri büyüdü sevindi belli etmemeye çalıştı ve tombul küçük ellerini baldırlarıma attı bacaklarımın içlerini okşayarak kasıklarıma doğru ilerliyordu. Gözlerini aletimden alamıyor olsada sürekli yüzüme bakıp zevk alıyormuyum veya ters giden bi şey varmı diye kontrol ediyordu belliki önemli olan o değil bendim ve hizmetinin kusursuz olmasını istiyordu. Nihayet kasıklarıma ulaştı dokunmaya kıyamıyordu kim bilir ne kadar süredir bu anın hayalini kuruyordu kafasında. heyecanlandı taşaklarıma dokundu önce, parmaklarının tersiyle bi evcil hayvanı sever gibi, nefes alışverişi hızlandı onun bu halleri benide azdırıyordu ve yarrağım kasıldı yay gibi gerilip hareket etti. Cemal amcanın yüzünde bi gülümseme oluştu bana belli etmemeye çalışıyordu, zevk almam onu mutlu etmişti, sonra şortumun üzerinden aletimi dibinden kavradı ve yukarı aşağı okşamaya başladı. Yutkundu ve devam etti Ş..Şeyy böyle iyi mi başka bi şey istiyorsan.. dedi ve sustu utancından cümlesini tamamlayamadı. İyi böyle sadece şortumu çıkar öyle yap.! dedim. Peki, nasıl istersen.. dedi. şortumu sıyırdı şortumun bel lastiğinden kurtulan yarrağım gerilip fırladı ve dikelip sağa sola yalpalandı gözleri büyüdü yutkundu ve tekrar dibinden kavradı, bu sefer sıcak etime dokunuyordu ufak tombul elleriyle, elleri yumuşacıktı. bu itaatkar halleri beni kudurtmaya başlamıştı sanki ne istesem sorgulamadan yapacak gibiydi, ama şuan yarrağımı okşuyor olsada benim iki katım yaşında aylardır saygıyla konuştuğum kişiydi ama bugün farklıydık, olacak olan bugün olmalıydı sonra değil. Hafif bi mırıldanma gibi inledim zevkten. Ağzımı açmamla istemsiz bi şekilde kelimeler döküldü ağzımdan düşünmeden. Ağzınla rahatlat.! yüzünü aşağıdan kaldırdı gözlerime baktı, bu dediklerimden sonra utanmayı beklerdim kendimden ama utanç kırıntısı dahi yoktu duygularımda oda şaşırdı ve tekrarladı. Peki, nasıl istersen. derin bi ohh çektim içimden gerçekten koşulsuz bi şekilde itaat ediyordu bana. Önce sıcak nefesini hissettim yarağımın kafasında, irkildim. Dudakları yarrağımın kafasına değdiği an bu sefer dışımdan ve istemsizce Ohhh… kafasına bi öpücük kondurdu sonra biraz daha eğilip şişkin dolu ve hafif kıllı taşaklarıma yanaştırdı burnunu derin bir nefes aldı, bu kez ciğerlerini iç çamaşırımdan gelen kokuyla değil canlı canlı sıcak taşaklarımdan çıkan koku ile doldurdu. yukarıdan onu izliyordum Taşaklarımada bi kaç öpücük kondurduktan sonra gözlerini yukarı kaldırdı göz göze geldik utanıp gözlerini kaçırdı ve taşaklarımla ilgilenmeyi bıraktı. hafif doğruldu ellerinin birini taşaklarıma attı birini yarrağımı dibinden kavramak için kullandı ve ıslak dudakları yarrağımın kafasına yerleştirdi tekrar. gözlerime bakamıyordu ama ilgilenmeyi bırakamıyordu, dili ile içeriden aletimin yarığını dilliyordu, dudakları çepeçevre sarmıştı yarrağımın başını ve emiyordu, bense zevkten kuduruyordum Birkaç dakika geçti elinin biri beni sağmaya devam ediyor, Cemal amca ağzını dayamış sütünü bekliyordu, diğer elide sütün bulunduğu taşakları okşuyor sütü hazır hale getiriyordu. Vucudum kasılmaya başladı, zevk beni ele geçiriyordu ve boşalmam an meselesiydi, dayanamadım. Kafasının arkasından ellerimi yerleştirip bastırdım yarrağıma. Boğazına doğru yolculuk ediyordum. Dudakları aletimin dibini kavrayan eline dayandı ve daha derine gidemedim gözleri büyüdü, hafif bi öğürtü sesi geldi, bu ses beni daha fazla azdırıp ve sikimin kasılmasını sağladı, kasılıp dikeldi ve damağına yaslandı daha derine ilerleyemiyordum. O anda tekrar hatırladım istemem yeterliydi itaat edecekti Çek elini.! hemencecik indirdi elini, kabahat işlemiş gibi ve tekrar bastırdım kafasını kasıklarıma doğru öğürtü sesi kuvvetlendikçe dahada azıp daha derine bastırıyordum. Yarrağım ağzının yumuşak dokusundan hafif sert bi dokuya geçiş yaptı ve bir engele takıldı gırtlağına. bunu hissettiğim an yüzümü aşağı eydim ve baktım ona. Gözlerinden sular akıyor nefessiz kalmış ama öylece bekliyor, itiraz edemiyor kabullenmiş ve işini bitirmesini, rahatlamasını umuyor sahibinin. Birkaç saniye içinde bacaklarım titredi ve ağzının içine patladım. kasıldım kaldım.
bir.. yutkundu..
iki.. yutkundu..
Kasılmam durmuyordu, yutkunmayı bıraktı..
dört, beş, altı, yedi..
Ağzının içi döl doldu..
sekiz, dokuz, on..
öğürmeye başladı, boğazı doldu daha fazlasını almıyordu..
Yarrağımı hafifçe boğazından geri çektim dudaklarının arasında son iki kez daha kasıldım ve akıttım. Bacaklarım titriyordu, bunu beklemediği kesindi yarrağımı çıkardımdudağının yanından bi damla döl süzüldü dökmemeye çalışıyordu yarrağımın damarlı altı alt dudağına sürterek yavaş yavaş ağzından çektim kafasının ucuna geldiğimde kavrayıp hafifce bastırarak son damla dölümü alt dudağının iç yüzeyine bırakım çektim son damla salyasıyla birleşip uzadı yarrağımın kafası ve Cemal amcanın dudakları arasında bi köprü oluştu gördüklerim yarağımın son bi kez daha kasılmasını sağladı ama akıntı olmadı. Cemal amcayı o şekilde görmek beni harika bi doyuma ulaştırdı döllerimi görmek istedim ve sadece söyledim. Ağzını aç.! dedim ve seyrettim açtı ağzı silme döl doluydu manzara yarağımı bi kez daha kastırdı. Tamam kapatabilirsin ağzını.. ister yut ister tükür.. dedim. Bir saniye bile sorgulamadı kapatıp iki sefer yutkunarak hepsini midesine indirdi. Başka bir şey söylemedim ben bi hayli rahatlamıştım ve uyku bastırıyordu o ise utancından ve çekingenliğinden. dizlerimin dibinde oturup bekliyordu yavru bi evcil hayvan gibi, şortumu giydim kafamı arkaya yasladım yarrağım hala kalkık sayılırdı biraz yumuşamasına ramen ama uyku halim daha fazlasına izin vermiyordu, kısa bi süre sonra sızmıştım.

Sabah kalktığımda kanepede uzanıyordum yastığım kafamın altındaydı üzerim örtülmüştü ve mutfakta aceleyle bi şeyler yapmaya çalışan biri vardı, Cemal amca.. Hafifçe doğruldum. uyandığımı farkedip günaydın.. dedi, onu öyle kabullenmemi istiyordu yada eskisi gibi olmayı en azından, tüm sevecenliğiyle. Çay yaptım.. Kahvaltı hazırladım.. Kızmazsan kahvaltı eder miyiz.. Yoksa evime gidebilirim.. dedi. Yine aynı mahçup ve itaatkar tonda. ben ne dersem onu kabullenecekti. Dün gece bi kaç saniyede gözümün önünden geçti. Şimdiden sonra geri dönüşü yoktu eskisi gibi olamazdık, ya iki yabancı olacaktık yada dün geceki gibi sahip ve itaatkar hizmetlisi ben ikinciyi seçip ona sahip çıkmaya karar verdim. Sorun değil kalabilirsin.. dedim ve kalkıp kahvaltı sofrasının başına oturdum. hemen hareketlendi bana şevkle hizmet ediyordu çayımı koydu ekmeğimi dilimledi hazır etti, kendisi bi kaç lokma atıştırıp beni izledi ve emirlerimi bekledi. Artık ister istemez Cemal amcayı eskisi gibi göremiyordum, gelip geçerken kalçalarına bakıyor vucudunu süzüyor bacaklarını memelerini izliyordum, Bu bakışkarım gözümün üzerğnde oluşu hoşuna gidiyordu, sahiplenilmek yeni tattığı harika bi duyguydu onum için. Dün geceyi aklımdan çıkaramıyordum sürekli düşünüyordum, düşündükçe tekrar hareketleniyordu yarrağım, azıyordum. Kahvaltının sonuna doğru ikinci çayımı Cemal amcaya doldurturken, kalkıp gerindim yarağım sabah sertliğiyle ve aklımdakilerle beraber dimdik olup önümde yaylanıyordu şişkin yumruk gibi kafası şortumun önünde tğm hatlarıyla iyice belliydi. tezgahta çay dolduran Cemal amcaya yaklaştım, arkasından sarıldım tombul kalçalarına yaslandım irkildi. heyecandan çaymbardağıno tutturamıyordu yine titrek ses tonuyla sadece Hakan… diyebildi. Kahvaltıdan sonra rahatlamak istiyorum.. Çayımı salona getir.. dedim. cevap verdi bundan sonra bana her zaman vereceği aynı cevaptı.
PEKİ, NASIL İSTERSEN.. kahvaltıdan sonra beni tekrar eliyle ve ağzıyla, daha fazla koklayarak, daha fazla ilgilenerek ve daha tecrübeli emerek, gecekini aratmayacak şiddetle boşalttı.

Cemal amca ile daha birçok şey yaşadık beğenirseniz ve devamını isterseniz onlarıda yazabilirim.
(…zevkle kalın…)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir